| Beste motormaten,Moegestreden dwing ik mezelf om m’n dagverslag te tikken, te meer omdat ik ervan overtuigd ben omdat dit ’t beste en juiste moment is, dat ik mezelf ’t beste kan uitdrukken. Wederom zal ik de dag zo formuleren, zoals ik ’t beleefd en ervaren heb. En wat IK bij de aanwezigen gezien en gevoeld heb….Nogmaals, m’n lichaam zegt, dat ik moet gaan rusten en slapen maar ik wil graag met jullie delen, hoe ik me nu voel….. Ondanks dat ik weet, dat ik veel moeite moet doen omdat de groep inmiddels zo gegroeid is (dus meer indrukken) en omdat we ’n dag hebben beleefd, die wij, ik bedoel, de aanwezigen nooit maar dan ook nooit zullen of kunnen vergeten!!!!! Voor de niet aanwezigen kan ik alvast verklappen, dat het ’n dag was om jaloers op te zijn
Nou, ik zal maar weer beginnen met de aanwezigen:
Ahmet A: ’s-Hertogenbosch, Kawasaki ZX10R
Ahmet U : Helmond, Kawasaki ZX9R
Ahmet Y.: Oss, Yamaha R6
Bahri: Tilburg, Yamaha R1
Berk: Eindhoven, Yamaha R1
Bulent: Eindhoven, Aprilia RSV Mille
Çagri: Eindhoven, Honda CBR900RR
Derya: Eindhoven, passagier
Ertugrul: Oss, Yamaha R6
Ilhan: Purmerend, Yamaha R6
Kamil: Amsterdam, passagier
Kazim: Maarssen, Suzuki GSX1300R
Mehmet: Oss, Honda CBR900RR
Mukremin: Amsterdam, Suzuki GSX750R
Mesut: Hoofddorp, Yamaha R6
Sitki: Eindhoven, Yamaha R1
Tarikhan: Eindhoven, passagier
Tayip: Amsterdam, Yamaha R1
Zühal, Zoetermeer, passagier
Voordat ik begin aan deze dag, wil ik eerst ’n kort verslagje doen na onze laatste ontmoeting van 14 oktober ’07. De dag waarop wij beslissen, dat we verder willen gaan onder de naam T-Bikers en daarvoor ’t e.e.a. hebben afgesproken. En dan bedoel ik met ’t laten maken van petjes en dergelijke. Jullie zouden eens moeten weten hoe Bülent en ik moeite hebben gedaan om voor deze dag het allemaal geregeld te krijgen! Maar het is ons gelukt!!!
Pas op vrijdag 26 oktober ’07, kon ik de petjes ophalen daar waar wij ze hebben laten maken, fjieuwww…. Los daarvan had IK, nog ’n heel ander “groot” probleem…. Namelijk mijn ketting en tandwielen moesten Dringend vernieuwd worden. Op ’t allerallerlaatste moment, heb ik dankzij Zühal ’n nieuw setje kunnen kopen. Maar daarmee was ik er nog niet….
Dezelfde avond (vr. 26 okt.) ben ik naar Bülent gegaan en heeft hij (met ’n beetje hulp van Ahmet Ü en mij) m’n motor klaargemaakt voor vandaag.
Nogmaals, ellerine kollarina saglik Bülent….
PS: zoals te lezen per krabbel, heb ik m’n verslag niet af kunnen tikken en ga ik nu, zondagochtend (08.12 uur) verder….
Klaar voor deze spannende dag, rijden Zuhal, Ahmet Y. en ik aan en nog geen 10 km verder, brak ’t vizier van Zuhal’s helm af. Toch rijden we rustig verder en komen met ’n paar minuutjes vertraging aan op de plek van ontmoeting. Op zoek naar ’n geschikt plek op de parkeerplaats, zie ik ’n geel kleurige trekker/oplegger uit Istanbul en kan çekiyo olsa gerek, parkeren wij onze motoren vlak in zijn buurt. Niet veel later arriveren Mesut, Kamil en Kazim. Op ’n gegeven moment zie ik de Noorderlingen langsflitsen en denken dat ze zullen keren bij afslag 5 Maar goed, uiteindelijk komen Ilhan, Mukremin en Tayip en wachten we op de overigen.
Zoekend naar ’n oplossing voor Zuhal’s helm, horen we in de verte ’t gebrul van heel veel motoren. En ja hoor, daar kwamen ze! We hebben weer genoten van ’n aantal zeer luid en tof klinkende uitlaten. Gerçi ben görmedim ama, bizim Türk T.I.R. $oförü yazik uykusundan uyanmi$ ve kabin’in perdesini açip bakmi$. Kimbilir içinden neler demi$tir, yada bagirdida biz duymadik
Maar goed, veel later dan gepland checken we of we allemaal gereed zijn en maken afspraken, dat Kazim abi en ik voorop rijden. De laatste man wordt aangewezen en we rijden aan. 15 scheurmonsters!!! Gewoon niet te omschrijven. Natuurlijk moet ik voor me kijken maar meer dan normaal keek ik in m’n binnenspiegels, yetmedi keek ik gewoon om.
Binnendoor naar en door Hilversum, zie ik ‘n uitmuntend rijdende groep. De attente deelnemers die bij rotonde’s ’t verkeer tegen hielden, de aansluiting en de strakke lijnen, het zag er perfect uit! Ama nezaman otobanta çiktik ve kar$imiza ilk bi viraj çikti, aman Allah’im Motorlarda iyiki kanat yok Uçan uçan’a, firlayan firlayana met als resultaat, bi kaçimiz yeti$emedik. Neyse, telefonla$ip anla$ip tekrar bulu$tuk bi benzinlikte.
NB: op geen enkele wijze bekritiseer ik iemand in persoon….
We rijden verder richting Almelo en eenmaal in het centrum, hoort de plaatselijke bevolking, dat we er zijn Moet ik nog omschrijven hoe? hehe
We nemen plaats in ’t kleine maar gezellige Kumpir restaurant. Gelukkig kunnen we met z’n allen aan 1 grote tafel zitten. Ik “spreek” voor mezelf maar weet dat er velen het met me eens zullen zijn, het eten was heerlijk!
Er wordt lekker gegeten, gedronken en heel veel gelachen. ’t liefst wil ik alles “schrijven” maar ik kan ’t beter koesteren. Bi ara bizim Tayip (Pakistanli) tabi biz Türkçe konu$tugumuz için baya bi sessiz kaldigini gördüm. Dedimki: “yaa, çocugada yazik, anlamiyo bizi” felan.
“Ne yani” dedi Mehmet abi, “yok, $imdi bide Pakistan’cami konu$caz” dedi Ama çok güldüm bu lafina yaa. Yani diyecegim, masa’nin bi ucundan diger ucuna, herkesin yüzünde bi sevinç, memnuniyet vardi…..
Derken, çiktik yine, hazirlanip koyulduk yollara… Benzin almak için hemen duracagimizi anla$mi$tik zaten ve durdukta. Neyse ben depomu doldurup ödeme için kasaya giderken bi kaç ki$inin gülüp vah vah, tüh tüh dedigini duyup gördüm. Dedim nooldu? Ahmet dü$tü! Kim Ahmet? Ahmet Ü! Hey Allah’im yarabbim, bi$eyi varmi? Yok, bi tek sinyal lambasi kirildi. Ne diim Ahmet, geçmi$ olsun. Bu 2 oldu, aman haa…..
Neyse, devam edip yolu $a$irmadan vardik Nieuw-Leusen’e. Çogu görmedi ama hareket halindeyken, Kazim abi, Zühal ve ben, el/kof/kafa i$aretleriyle dogrumu gidiyoruz diye baya bi figürler çizdik Ha unutmadan, bi ara memleket hasreti giderdik. Köy yolunda giderken bi baktik, yoldan inek’ler kar$i tarlaya geçiyo Fotograf çeken oldumu bilmiyorum? Hanimlari bekledik güzelce ve devam ettik.
Dedigim gibi, vardik Nieuw-Leusen merkezine, bi yere soralim dedik. Ilk restauranta girdim. Girmez olaydim! Restaurant Çin ve haliyle personelde Çin, çoluk çocuk, anne baba kendilerini parçaladilar ama maalesef, dediklerinden bi$ey anlamadim Nihao Chiao deyip kar$ida’daki bi çifçitye sordum aman Allah’im, onunda dedigi anla$ilmiyo.
Drents aksaniyla oda baya bi nefes tüketti sagolsun. Ama genede bizi iyi yönlendirdi. Hadi gidiyoruz dedemle bir bi baktik Tayip’in motor duman içinde. Haydaa, neyse, onun motor az sogmasi için beklenmesi gerekiyodu. Kazim, Zuhal, Ahmet A. ve ben, dedik o zaman, biz hemen bi gidip, yeri bulalim, sizi gelir aliriz. Tamam OK felan dendi biz çiktik.Kazim abi bi tabela görmü$ Ten Kate yazan. Bi gittik ne görelim? Ten Kate traktör ve traktör malzemeleri satan bi firma
Hemen bi U dönü$ü, neyse fazla sürmedi yeri bulduk. Garaj’in/binan’in ön cephesine durduk, kimsecikler yok. Var ama ak$amki kutlama için çali$an personel. Içimizden, ya Kenan yoksa? Diye birbirimize bakiyoruz Zuhal’le. Derken Zuhal içeriye gidip ben bi sorup geleyim dedi. Aradan 2 dakika geçmedi bi baktik Zuhal geliyo. Yaninda Kenan!
Zuhal anlatiyo, yüzünüz’ü kendiniz görmeliydiniz diye . Kenan’la tokala$ip öpü$tükten sora bizi heyecan kapladi, hemen gidip diger arkada$lari alip gelelim diye. Hatta Zuhal’i kirmayip nerdeyse arkama binip bekleyenlere büyük bi sürpriz yapacaktikki, iyiki yapmami$iz….
Merkeze dönüp bide baktikki, bi tek Tayip ve Mükremin var ve servisi bekliyolar. Hemen yine yola koyulup digerlerini aradik fakat yeri onlarda bulmu$ ve Kenan’i aralarina almi$lar bile. Artik orada yapilan, söylenen, çekilen fotograflari herkesin kendi “kalem’inden” okumak isterim. Beni soracak olursaniz, çocuk gibi sevindirik oldum
Aramizda dünya $ampiyonu ve o kadar samimi ve sevecen kar$iladiki bizi, anlatmasi zor.
Bizi kirmayip hepimizle teker teker fotograf çekilip, bi çok imza topladik. Bu arada dü$ünüyorum, siz bana güvenip imzali cap’lerinizi verdiniz ama, hani diyorum, acaba satiliga çikarsammi? Iyi para eder haha…. Yok yok, tabiki $aka… En kisa zamanda cap’leri sizlere geri vermek için elimden geleni yapicam.
Kenan’la olan beraberlik hakkinda çok $ey yazmak istiyorum fakat olmuyo…. Hayatimda unutamayacagim dakikalar ya$adim
Ayrilik vakti geldi ve bi kaçimiz yava$ yava$ hazirlanip digerlerini beklemek için yola çikiyorlardi. Bende yava$ça çikarken bi baktim, birisi dengesini kaybetmi$ motoruyla cebelle$iyo ama çaresiz, motoruyla kendini yerde buldu. Bi baktim bizim Ilhan. Hemen yanina gidip, yahu nooldu felan deyip, Ilhan’dan önce motor’a bakmi$iz zarar varmi diye.
Bunu bi çogunuz görmedi fakat bunlari kendisinden izin alarak yaziyorum. Dün gece telefonla$ip kendisi aynen $unlari yazmami söyledi: “Yahu, bizim Ahmet Ü. Hep öyle iniyo motor’dan, nasil oluyo acaba diye merak edip bide ben öyle ben ineyim istedim. Vallahi tavsiye ederim diger arkada$lara, çok güzel oluyo.” Ama bu arada bide deney yapmi$ oldu Ilhan ve onun sayesinde $u sonuç çikti. Vallen zonder ’n valdop, kuipschade en kapotte richtingaanwijzer maar met ’n valdop, 0 schade.
Yaa, i$te böyle oldu Neyse, artik soguk ve yorucu bi günü geride birakmanin zamani gelmi$ti. Yol üzerinde bi ara benzinlikte durup son sohbetimizi edip, kahvemizi içip, doya doya sarilip öpü$meden sonra bi kaç arkada$imizi ugurladik. Bizlerde, çogumuz Brabant’ta oturdugumzdan A50 üzerinden geldik evlerimize.
Aslinda daha yazacak, anlatilacak o kadar çok $ey varki, dü$ündükçe hala gülüyorum ama ne biliim, bi tek dün katilanlar anlayabilirler bu duyguyu. Ya$amak gerekirdi yani, anlatmak yada yazmakla olmuyo.
Nasil son verecegimi bilemeden, herkese tek tek te$ekkür edip, yine hepinizin sayesinde hayatimda, az önce yazdigim gibi, unutamayacagim, unutmak istemedigim bi gün ya$adim….
Ertugrul, |