>8/9/10 August-Tour de FRANCE+CAMPING

Dostlarimiz, kardeslerimiz ve agabeylerimiz,

Motor sporuna olan tutkunlugumuzu pekistirmek, sevdigimiz dostlarimizla guzel gunler gecirmek, bu yogun is hayatindan birazcikda olsa uzaklasmak ve Luxembourg, Fransa ve Almanya gibi cok guzel bir dogaya sahip ulkeleri gezip gormek, tertemiz havasini solumak amaciyla bu sefer degisiklik olsun dedik ve 3 gunluk herkes icin de tatil gibi olabilecek bir gezi duzenlemek istedik.

Gelme niyetinde olan arkadaslarimizindan bazilarinin henuz sinirli olan tecrubeleri goz onunde bulundurularak mesafeyi 600 km gibi bir sinirda tuttuk. Bazi arkadaslarimzla yaptigimiz gorusmelerde de Italya yada Fransa teklifleri gelince bu gezimizde Fransa’nin Epinal sehri civarinda cok guzel bir camp bolgesine dogru yapmaya karar verdik.

Tabiiki yolculugumuz arkamizdan atlilar kovalar gibi olmayacaktir, Luxembourg uzerinden, Fransanin Nancy sehrinden sonra gelen Colmar bolgesinde cumartesi aksami ailesiyle birlikte tatilde olan Suat arkadasimiz tarafindan karsilanip, oradaki savastan kalma tarihi eserler, satolar, kaleler, tuneller Suat arkadasimiz tarafindan bize sunulduktan sonra yanlarimizda getirecegimiz cadirlar ve uyku tulumlarimiz ile uygun bir alanda kamp kurulacaktir.

Allahin izniyle herseyin yolunda gitmesi dahilinde uygun bir alanda cadirlarimiz acilacak ve kamp atesi etrafinda kucuk bir eglence de duzenlenecektir..Gonul ister kuzu cevirelim, Dansoz oynatalim, ama bunlar yoktur simdiden bildirilir.. Canli muzik icin gitar, saz, davul, klarnet, ud, keman gibi muzik aletlerini calma yetenegi olan arkadasalarimizin bu becerilerini onceden bildirmeleri cok rica olunur..:-)

Ve tabiiki bu guzel gunlerin yine cok guzel gecmesi icin bir kac seye ihtiyacimiz vardir, birincisi hava durumunun iyiyi gostermesi, yollarda yapilmamasi gereken hiz ve hareketler, yollarda alinmamasi gereken gereksiz risikolar. Bunlara dikkat ettigimiz surece inaninki cok guzel bir 3 gun gecirilmesi kacinilmazdir..

Insallah 8/9/10 agustos gunlerini hepberaber, kazasiz belasiz gecirmek dilegiyle..

@all: Asagida bazi linkler buldum, 8/9/10 agustos camp gezimizde gormeyi planladigimiz yerler arasindaki bolgeler..

Schwarzwald:

http://www.youtube.com/watch?v=U1lfoS-iLGc&feature=related

http://www.youtube.com/watch?v=QqASB2sbRiU&NR=1

http://www.youtube.com/watch?v=whJhKvBSGco&feature=related

Gerard-mer:

http://www.youtube.com/watch?v=IlLa3c_3fSM

http://www.youtube.com/watch?v=wsbPyAjOKas

Schluchsee:

http://www.youtube.com/watch?v=L2aEyGhLd94

Camping:

http://www.motorhotel.eu/Omgeving

 ————————————————————————————————————————————————————————————

Merhaba motor dunyasinin fanatikleri,

Cumlelerle, kelimelerle, harflerle anlatilmasi zor olan, sadece ve sadece yasanmasi gereken bir gezimizi de inanilmaz ve unutulmaz anilarla geride biraktik. Tabii ben yine ne kadar anlatilmasi zorda olsa elimden geleni yapip, gezi hikayemizi sizlere aksettirmekten gurur duyarim..

Diyeceksiniz ” ..yine ballandira ballandira anlatacakmisin? ” cevap olarak diyebilirimki, Baldan tatli insanlarla baldan tatli bir gezi yasanirsa bunu da ballandira ballandira anlatmak duser bize.. buyrun size hikayemiz:

08-08-09 Cumartesi sabahi anlasildigi gibi Eindhoven BP benzin istasyonunda Mevlut, Nazir, Huseyin, Okan, Baris, Ahmet abi, Ali abi, Oktay arkadaslarimizin katilimiyla gezimiz saat 06:00 civari Eindhoven dan cikmamizla basladi. Hava durumu iyi idi. Istikametimizi icimizdeki buyuk istekle Maastricht tarafina cevirdik. Weert’den sonra gelen benzinlikde hollandali arkadasimiz Richard’i yanimiza katarak, benzin ve kahve molasindan sonra yola ciktik..Hava durumu Luxemburg kentine kadar kotulesmedi. Luxemburg’da yagmur dusuk bir seviyede yagmaya basladi, ama bu rahatsizlik verici degildi, Hatta oyle guzel bir doganin verdigi huzur ve temiz hava bizim yagmuru bile unutmamizi saglamisti..

Programimizda oldugu gibi Luxemburg sehri icinde Yemek molasi verecekdik, ama ilk once benim sevgili ve hic sorun yaratmayan italyan motorumun arka dislilerinde bir ariza oldugunu farkedip yeni bir zincir seti almak icin motorcu armaya koyulduk. Bulmustuk motorcu dukkanini (Motorland-Luxemburg) ama ne yazikki cumartesi gunleri tamir yapmiyorlarmis, zaten setin fiyatida inanilmaz pahalli idi.. Bu sekilde yola devam etmeye karar verdik ve Tam sehir icine motorlarimizi park ettik. Ve yine tam sehir icinde Snack Ankara-Doner isimli bir yerde tadi cok lezzetli olan donerlerimizi yedikten sonra ellerimizde cantalarimizla sehir icinde tarihi eserleri gezerek guzel bir Luxemburg gunu yasadik…

Aksam saatlerinden once otelimize varmak icin saat 13;00 uur civari Luxemburgdan yola ciktik. Fransa sinirindan sonra daha cok yesil, daha cok doga guzellikleri bizi daha cok rahatlatiyordu. Metz, Nancy uzerinden Saint die Vosges sehrine girmistik, yolculugumuz sorunsuz ve cok eglenceli gecmisti. Biraz sehir icinde dolandiktan sonra saat 17:00 civari otelimizi de bulmustuk. Otelimiz odalari kucuk idi, banyosunda yangin sondurme hortumundan daha yuksek tanzik vardi, on tarafta oturmak icin teras, motorlarimizi park etmek icin yeterince park yeri ve otelin 4 yani daglarla cevrili idi.. Banyolarimizi yapip, ustumuze gunluk kiyafetlerimizi giydikten sonra aksam yemegi icin carsi icine girdik. Ama pahalli restorantlardan baska fazla bir secim yoktu. Bizde demokratik bir oylama ile degisiklik olsun diye MC donaldsi sectik.:-) (mc donalds gibisi yok..):-)

Mc donalds da aksamimiza damgasini vurmustu, cok gulmus cok eglenmistik oradada. Iceride kendimize uzun bir masa ayarlamis, buyuk kurul toplantilari gibi her turlu muhabbeti yapiyorduk.. O gunun yorumu, spor, politika, motor, araba, kadin-erkek iliskileri, insanlar ve hayvanlar hakkinda degisik konularda birbirimizi bilgilendirdikten sonra saat 12 civari Mc donalds dan kovulmadan otelimze geri donduk. Bu arada Munihten gelen Saban kardesimizde sehir icine gelmisti, onu da aldiktan sonra otelimizin terasinda Saban kardesimizin taaaaaa munihten getirdigi lezzeti tartisilmaz cekirdeklerimizi citlatmaya basladik.. Tam Turk usulu yani, gelen gecen otel musterileri bunlar napiyor diye bakmadan gecemiyorlardi..

O gune, o aksama, o geceye herkes bir guzellik katmisti, Mevlut recep ivedigiyle, Nazir matematik, kimya ve fizik sorulariyla, Oktay annesiyle, Ahmet abi inanilmaz teknisyenligiyle, Ali abi beeeeeeppppp…..leriyle, Saban cekirdegiyle, Okan sessizligi ve cadiriyla, Baris durup durup birden gosterdigi sasirtici zekasiyla, Suat fransa ve yollari hakkinda bildikleriyle, Richard ise biri hollandaca konusacak diye hepimizin gozune bakmasiyla, bir gun icinde bin yil unutulmayacak seyler yasamistik..

Saat 02:00 olmustu ve artik yorgunluk iyice cokmustu. Sabah kahvalti icin erken kalkacaktik, ve yataklarimiza ciktik. Tabiiki hemen de uyumak gelmiyor insanin icinden, odalarimizda herkes soyle bir saat falan dir dir dir muhabbete devam etti%u2026%uF04A

Sabah kahvaltida peynir cesitleri, zeytin cesitleri, sucuk, sosis, yumurta gibi seyler vardi desem sakin inanmayin, cunku bunlarin hic biri yoktu..:-( ( Tipik avrupa usulu bir kahvalti, kesilmis ekmek, recel, yag, sarelle, sut, portakal suyu ile kahvaltimizi da yaptikdan sonra tekrar hazirlanip yollara dustuk.

Pazar gunu hava durumu kaldigimiz otel civari biraz bulutlu idi, ama yagmur yoktu. Bugun planlarimiz arasinda daglari, tepeleri astiktan sonra Gerard-mer golu cevresinde uygun bir alanda kamp kurmakti. Ve planladigimiz gibi saat 11:00 de yola ciktik, yaklasik 100 km lik harika dag ve virajlarin bol oldugu bir tur yaptikdan sonra Gerard-mer in yanindaki Longemer golune geldigimizde artik dayanamaz olduk ve soyundugumuz gibi golun inanilmaz guzel dogasinda ve tertemiz sularinin icine soyyleeee uzaktan kosaraktan bir dalis yaptik.. Longemer golu o kadar turist akinina rahmen gercekten cok dogal ve temiz haliyle kalmisdi. 4 tarafida yuksek daglarla cevrili olunca insanin hayal edemeyecegi yerleri andiriyordu..

Saat 17:00 olmustu aksam saatleri yaklasirken, arkadaslarla Gerardmer golunude gormeden gecmeyelim dedik ve direk oraya surduk motorlarimizi. Orada da kahvelerimizi yudumlayip, gol havamizi soluduktan sonra Otelimize dogru yola cikarken cok kisa sureli bir yagmura tutulduk. Tabii birazda acele etmeliydik cunku aksam yemegine otelimize yaklasik 20 km uzaklikda gole giderken tanistigimiz bir restorant tarafindan davet edilmistik. Otelimize yine bol virajli yollardan geri gittik. Banyolarimizi yapip, cicilerimizi giydikten sonra bizi 4 gozle bekleyen restorantimiza geldik..

Restorant yine daglarin yamaclarinda cok guzel bir mevkide kurulu bir yerdi. Sahibi de inanilmaz derecede kalbi temiz bir insandi, daha dogrusu ailecek bize gereginden fazla ilgi, sevgi ve saygi gosterdiler. (sakin zannetmeyinki isin ucunda para var, gercekten parayla karsiligi odenmeyecek iyilikler yaptilar bize..) Yemek saati gelmisti. Sahibi yine bizim icin turk marketinden %u2018%u2019helal%u2019%u2019 kesilmis mantar soslu tavuk eti menusu hazirlamisti, yanina turk salatasi, yanina kizarmis patates, yanina bezelyeli rus salatas etc etc%u2026 yani bir aslan sutu eksikdi, onuda getirmemisti cunku motor kullanacaktik..

Saat geceyarisi 01:00 e kadar mukemmel bir ortam icinde gulduk, oynadik, eglendik, yedik, ictik%u2026 geceyarisi otelimize dogru yola ciktik, otel terasimizda 1 saat daha gunun yorumunu yapip yarinki planlari gozden gecirdikden sonra yine yataklarimiza ciktik..

Pazartesi sabahi yine o Avrupa usulu kahvaltilarimizi yaptiktan sonra caylarimizi yudumlarken gunluk planimizi tekrar gozden geciriyorduk.. Aslinda ben ve Suat gunun sonunda ki surprizi iyi sakliyorduk…

Saat 11 civari motorlarimzin yagini suyunu control ettikten ve zincirlerimizi yagladiktsan sonra cantalarimizi da yukleyip otelimizden tamamen ayrildik. Ayrilirken bir burukluk vardi tabii.. Cunku gecesiyle sabahiyla guzel gunler gecirmistik orada.. Ama daha guzel gunler ve yerler bizi bekliyordu.. Istikametimiz Colmar uzerinden Marckolsheim koyu idi. Aslinda oraya niye gittigimizi kimse bilmiyordu. Herkesin aklinda yine guzel yerler, doga guzellikleri, virajlar, tarihi eserler vardi.. Tabiiki bunlari beklenildigi gibi teker teker gorduk ve yasadik o gun..

Ama sevgili kardesimiz Suatimiz, buyuk bir incelik yaparak Marckolsheim sehrindeki akrabalarini bizi agirlamalari icin harekete gecirmisdi.

Arkamizda daglari tepeleri, satolari kaleleri, golleri irmaklari, sehirleri koyleri, virajlari yollari biraktiktan sonra saat 16:30 civari Suat kardesimizin esinin ailesinin yasadigi koydeki villalar mahallesine varmistik. Bizi inanilmaz bir misafirperverlikle karsiladilar, sanki bizde onlardan biriydik. Iste buydu Turk misavirperverligi, iste buydu turk kardesligi.. Hazirliklar karsisinda cok mahcup olmustuk. Kucuk bir cay ziyafeti degildi bu. Kayseri%u2019li aile, Kayseri%u2019nin tum guzelliklerini onumuze sunmustu, guler yuzuyle, konukseverliligyle, yemegiyle, taze sebze yetisen bahcesiyle, adini bilmedigim mangal cesitleriyle, ust uste demledikleri caylariyla, 68 yasinda 48 lik gibi gorunen dayisiyla, melek yuzlu annemizle, tertemiz kalpli damatlari ve gelinleriyle, ogullari ve kizlariyla, torunlariyla, o guzel insanlar evlerini tanimadiklari 12 motorcuya acmislardi..

Bunlar karsisinda tek sey diyebilirdik, binlerce kere tesekkurler Suatimiza, ailesine, Kayseriye%u2026.
Allah hepinizi korusun, her sey gonlunuzce olsun%u2026

Saat 21:30 olmustu artik yolcu yolunda gerekliydi. Yine icimizde ayrilik buruklugu vardi ama elden ne gelirdi, herseyi olcusuyle birakmak zorunda idik.. Yine Suat arkadasimiz sagolsun bizi belirli bir yola kadar cikardi ve artik onumuzde 600 km lik bir donus yolculugu vardi..

Donus yolculugu guzel baslamisti, gece yolculuklari gunduz yolculuklarindan daha zevkli oldugunu dusunen soforlerin cogunlukda oldugunu biliriz.. Motorla da bu dogrulanmisti.. Saint die Vosges civarinda uzun bir tunelden gecmistik, Suat kardesimizin dedigine gore kisi basi 3 yada 4 euroluk bir tuneldi, ama biraz zam gelmis sanirim, oraya vardigimizda kisi basi 7.70 oldugunu gorunce sasirdik, ne yapacagimizi dusunurken, aklimiza 4 lu 4 lu gecmek geldi ve 7.70 i attikdan ve kapi acildiktan sonra 4 er 4 er kapidan firladik, eger orada cekildiysekde bence devlete kazik atmaktan bizi iceri alacaklardir..

Sadece nedeni bilinmez Fransa yollarinda ki benzin istasyonlarini cok fazla aralalarla yerlestiriyorlar. Dusunsenize Turkiyede 24/7 lik 500 metre araliklarla benzinlikler varken biz Fransada neredeyse yolda kaliyorduk, Benzinlikler buyuk araclar icin yapilmis sanki, hepsinin arasinda nerdeyse 100 km var. Ama sukurler olsunki son anda bir benzinlik cikti.. Benzinimizi aldik ve tekrar yola koyulduk. Bu sefer geldigimiz gibi iceriden degil otobandan geldik. Yollarda da bir kaca defa onden flits flits olduktan sonra, sabaha dogru Maastricht tabelasini gorduk. Orada Mevlut arkadasimiz ile ayrildik, Maastricht den sonra Nijmegen cikisindan da Nazir kardesimizi yol ettik, biz geri kalan motorcularda Eindhoven ve Amsterdam grubu olarak ikiye ayrildik. Ve gun icinde her kardesimizden de mesajlarimizi aldiktan sonra geride biraktigimiz anilarimizla hayatimiza bunlari anlatarak devam ettik%u2026

Buradan her katilimciya her kardesimize her agabeyimize her motorcumuza her T-bikers imiza herkese bu gezimize ayri ayri bir zevk, eglence kattiklari icin tesekkur ederizz..

Saglicakla kalin, kazasiz belasiz dostluk dolu gunler..

Bulent.