TourTurkey2006-2

BÖLÜM 2 ‘’ÜNYE-EINDHOVEN’’ Ünye’ye gelmistim ama 2 hafta boyunca havalar motor sürecek kadar iyi degildi. 2 hafta sonra havalar acmιstι ve ilk sürüsleri babamla yaptιk, babamιnda eskilerden beri motor hastalιgι vardι. Onunda 500’lük Hondasι, BMW’si ve 500’lük javasι vardι. Cok iyi hatιrlarιm babamιn sepetli bir motoru ile bana motor kullanmayι ögrettigini. Babamda yabancι degildi bu dünyaya ama benim motordan biraz cekindi, cok hιzlι ve tehlikeli oldugunu ve sürekli ‘’aman Türkiye trafiginde dikkatli ol’’ demektende kendini alamιyordu. Türkiye’dede cok cesitli motorlar vardι, cin malι, rus malι, türk malι. Japon motorlardan büyük sehirlerde cok vardι. Ünye’de bir tane ZZR 1100 vardι, chopperlardan doluydu. Kalan günesli 2 haftamιda babam, oglum ve ailemle gecirdim. Zaman öyle cabuk geciyordu ki geri dönme günü gelince anlιyordun zamanιn su gibi akιp gittigini.Benim icin doydugun yerde yasamanιn de en acι veren tarafιda, sevdiklerimi, cocuklugumun ve gencligimin gectigi yerleri arkamda bιrakmak zorunda olmam idi…Günlerden 27 temmuz persembe sabah 06:00;
Günes doguyor, deniz süt gibi ve horozlar gidisime aglιyorlardι. Motoruma oturmustum ama calιstιrasιm gelmiyordu, nerdeyse dua edecektim calιsmasιn diye. Annem ve ablam pencerede gitmemi bekliyorlardι, ne kadar zor gelse de gitmek zorundaydιm. Kendimi, motorumu, anιlarιmι aldιm ve yola cιktιm. Sabahιn erken saatlerinde bir simitci almιs koluna sepetini ekmek parasι icin yola koyulmustu, durdum ve 6 tane simit aldιm cünkü yollarda yiyebilecegim en iyi yiyecekti benim icin. Ilk molayι Samsun’da sahil kenarιnda bir cay ocagιnda verdim, koca bir bardak cay ile 2 simit yedikten sonra denizin kokusunu tekrar soluyup yola koyuldum. Corum, Ankara derken Polatlι’da ilginc bir sey geldi basιma, yolda giderken cenemde bir acι hissetdim ve durup baktιgιmda bir arιnιn soktugunu gördüm, ve ilginctir 5 dakika gecmedi polisler radar kontrolü sonrasι cevirme yapιyorlardι. Dogal olarak benim gibi hιz kurallarιna uymayanlarι durduruyorlardι, bana ise cok daha ayrι bir ilgi vardι ki herhalde biraz fazla hιzlι gitmisim. Durdum kaskιmι cιkartdιm, memur kardesim yanιma geldi, yüksek hιzda tespit edildigimi söyledi. Ben ise ‘’memur bey biraz önce bir arι soktu’’ deyip cenemin altιnι gösterince hemen bana cabuk olmamι belki tehlikeli olabilecegini söylediler ve beni bιraktιlar. Yani bir ARI sayesinde cüzdanιmda ki son kurusuma kadar ödemekten kurtulmustum, sagolsun bütün arιlar dedim ve yoluma devam ettim. Benzin istasyonlarιnda molalar, yol kenarlarιndaki sebze-meyveler, doga güzellileri derken Izmir’e yaklastιgιmda zamanιn nasιl gectiginin farkιnda degilmisim, bir benzinlikte saate baktιgιmda saatin 21:30 oldugunu gördüm, gemi ise 22:30’da kalkacaktι. ‘’Uyyyy ahada gemiyi kacιrdιm’’ dedim. Cesme otobanιnιn basιna geldigimde saat 22:00 olmustu ve gemiye yetisme umudum kalmamιstι. Otoban giselerine girmeden oracιkta kala kaldιm, kaskιmι cιkartdιm, motoru susturdum. Zaten yetisemeyecektim, bir kac günümüde izmirde gecireyim dedim. Ama tam o sιrada bir polis memuru yanιma gelip bir sey olup olmadιgιnι sordu, ‘’yok bir sey gemiyi kacιrdιm da onu düsünüyorum ‘’ dedim. Polis memuru arkadasιmιz hemen ‘’sen bekle ben bir telefon acayιm’’ dedi ve telefona sarιldι, cesmenin ekipleri aracιlιgι ile arattιrdι, sordurdu ve Reca marmaralines’ιn gec kalkacagιnι, benide bekleyeceklerini söyledi. Kendi kendime ‘’ula tam da bir kac gün daha dinlenecektim’’ dedim, polis amca bozdu hayallerimi. Neyse tesekkür ettim ve cesme otobanιndan 240/250 km/h ile 10 dakikada cesme’ye geldim. Biletimi aldιm (€240,-) 4 kisilik kabin. Daha cok araba vardι sιrada, bende sιraya girdim. Allah’ιn izniyle gemiye bindim. 3 oda arkadasιm vardι, 2’siyle cok iyi dost olmustuk, Bob marley Necef ve Duisburg’dan Suat. Daha sonra da gemide 3 tane daha motoru ile Türkiyeye gelen kisiler oldugunu duydum. Onlarι aradιm ve buldum. Hakan adlι arkadas Berlin’den ZX-9R ile, Atilla adlι arkadas Köln’den ZX-10R ile gelmisti. Gemi de 3 tane yesil renkli Ninja idik, güzel bir tesadüf idi. Motorcular, oda arkadaslarιm ve masa arkadaslarιmιzla cok güzel, cok neseli ve muhabbet dolu iki gün gecirdik. Yunanistan’daki iki kara parcasιnιn arasιndan gecilen kanalda cok eglenceli idi, nerdeyse elimizi dokunabilecegimiz daracιk kanaldan gecebilmemiz hayret verici idi, bu da bir yana, yunanlιlar kenardaki cay bahcelerinden ve üzerimizdeki köprülerden el sallayιp selam göndermeleri daha da ilginc idi. Ne kadar politik de olsa Türk-Yunan dostlugu hissedilebiliyordu.

Günlerden 29 Temmuz Cumartesi aksam saat 19:00;
Gemi Ancona limanιna yanasmιstι. Biz oda arkadaslarιm ve motorcular anlasmιs beraber gidecektik. 3 araba 3 motor herkes bu fikirden memnundu. Asagι indigimde motorun kilit anahtarιnι kaybettigimi farkettim, sansιzlιgιn böylesi, o sιcakta bütün gemiyi motor kιyafetleri ile kosarak anahtar aradιm, bulamadιm. Artιk herkes cιkmιstι, gidecek olan yolcular arabalarιnι iceriye park etmeye baslamιslardι. Marmara lines’ιn elemanlarιnadan biri sonunda bir elektrikli demir kesme makinasι getirdi, basladιk kilidi kesmeye ama cok zorlanιyorduk, cünkü disk kilidi idi ve kesilecek bir yeri yoktu. Diske zarar vermemek icin cok zorlandιk ama yarιm saatlik bir calιsma sonucu kilidi kesmistik. Marmara lines’ιn elemanιnada Allah razι olsun dileklerimle günes gözlügümü hediye ettim. Gemiden cιkmιstιm ama arkadaslarda beklemekten agac kesilmislerdi.3 araba 3 Ninja yola koyulduk, motorlar ve arabalar iyi bir uyum icinde gidiyorduk. Aksam ve gece yolculugu yaptιgιmιzdan trafik sιkιsιklιgιmιzda olmamιstι. 30 Temmuz Pazar sabahι saat 4:00 civarlarι Avusturya’da bir benzin istasyonunda arkadaslarιn arabalarιnιn icinde 1 saatlik göz dinlendirme operasyonundan sonra kahvelerimizi icip saat 5:30 civarι tekrar yola cιktιk. Sabah saatleri Avusturya’da hava cok soguktu, yazlιklarιmιzla biz motorcular biraz üsümüstük, biraz da yagmur ciseliyordu. Saat 7:00 civarι Almanya’ya girmistik, hava sιcaklιgι tekrar artmιsttι ve 3 tane Ninja ile motor yolculugu da zevkli geciyordu. Ama yollar gittikce kalabalιklasιyordu, biz motorcular bizi bιrakmayan arkadaslarιmιzι ne kadar bιrakmak istemesekde o sιcaklarda santim santim ilerlemek cok zor geliyordu, belli etmiyorduk. Nurnberg’de Hakan arkadasιmιz ile yollarιmιzι ayιrmak zorundaydιk ve herkes üzgündü. Cünkü 2 gün gemide 2 günde yolda beraberdik. Elden bir sey gelmezdi, vedalasdιk ve Frankfurt tarafιna dogru yola cιktιk. Frankfurtta trafik tamamen durmustu, Suat arkadasιmιz bir parka soktu bizi ve öbür arabalι arkadaslarιmιz ile birlikte gitmemiz icin ιsrar ettiler. Ne kadar zorda olsa vedalasιp, ayrιldιk. Buradan da Suat agabey’e, Bob marley Necef’imize, Ismail agabey ve ogluna, Hakan kardes’e, Trabzonlu Atilla’ya ve Giresunluya cok cok tesekkür eder, kucak dolusu sevgiler göndermeyi bir borc bilirim. Allah herseyi gönlünüze göre verir insallah.

Günlerden 30 temmuz Pazar aksam saat 19:00;
Frankfurt-Venlo hattιnιda kazasιz belasιz atlattιktan sonra Venlo’ya girmistim, girmistim girmesine ama acayip bir giris olmustu. Cünkü ne hikmettir 4000 km gidisde, 3500 km geliste yol yapmιstιm ve Avusturyada biraz ciseleyen yagmur dιsιnda 9000 km hic yagmur görmemistim. Venlo’ya girdim ve inanιn bardaktan bosalιrcasιna bir yagmur basladι, eve kadar son 50 km ic camasιrlarιma kadar su dan cιkmιs balιga döndüm, yolda hic bir sey görmüyordum ama son 50 km’de duramazdιm, bebegimi, oglumu cok özlemistim. Yagmura isyanmι etseydim yoksa berekettir diye sevinsemiydim bilmiyordum. Eve gelmistim ama sanki biri dese ‘’hadi gel Türkiye’ye gidiyoruz’’ cιkιp gidecek kadar özlemistim ülkemi ve geride bιraktιklarιmι…
Motorumuzu sorarsanιz Allah’ιma sükürler olsun ne bir damla yag, ne bir damla su eksilmisti, ne de bir hasarιm ya da bozukluk vardι. Bu gezinin sonunda sizlere diyebilirimki;
1- Depo üzeri canta almayιnιz,
2- Yazlιk kιyafetlerle uzun ve sιcak yolculuklara cιkιnιz,
3- Gazι sabitlemek icin bir yöntem bulunuz,
4- Farlarιnιzιn iyi ve genis capta göstermesine dikkat ediniz, daha cok Türkiye’de lazιm olacak,
5- Belinizin ya da bileginizin agrιyacagιndan hic korkmayιnιz, sadece poponuz icin pisik pudranιzι unutmayιnιz,
6- Elleriniz icin de krem götürünüz,
7- Lastiklerimi yeni taktιrιp cιktιm yola, geldigimde hala yepyeni duruyorlar, lastiklerin biteceginden korkmayιnιz,
8- Erken cιkιn ve dinlenmeye özen gösteriniz,
9- En önemlisi kendinize ve motorunuza güveniniz…
Sözlerime burada son verirken Allah’tan hepinize kazasιz ve belasιz sürüsler dilerim. Hepiniz saglιcakla kalιn…